ennlru

Tasucu Tatil

Sakin bir tatilin adresi: Taşucu

Akdeniz’in bu taraflarına doğru inmeye başlayınca, mesafeler uzuyor. Doğa bakirleşiyor. Akdeniz, iyice ''Akdeniz'' oluyor

 Taşucu, Kıbrıs’a gitmek isterseniz, feribot seferleri için uğrayacağınız liman. Çok güzel küçük tasucu pansiyonlar var. Yemekleri fena olmayan lokantalar ve şirin tasucu cafe’ler de... Sakin tatiller için, ''ruhun yerine gelmesi için'' birebir...


Kent MÖ 7. Yüzyıl’da kurulmuş
Taşucu, Silifke - Antalya karayolunun 10. kilometresinde kurulmuş. Silifke’ye 11, Mersin’e 95 km mesafede. İstanbul’a uzaklığı ise tam 950 km! 
Şimdiki Taşucu’nun olduğu yerde, MÖ 7. Yüzyıl’da, ''Holmi'' kenti olduğu biliniyor. Antik kentten günümüze pek bir şey kalmamış. Ayrıca kentin tarihi konusunda da engin bilgi yok. Büyük İskender’in kurmaylarından Selefkos Nikotor’un şehri ele geçirdiği, şehrin bir dönem terk edildiği biliniyor. Korsan istilâlarıyla zayıfladığı, en parlak zamanını Roma döneminde yaşadığını da... 
Kent, 1471 yılında Gedik Ahmet Paşa sayesinde Osmanlı topraklarına katılmış. Hep bir ''liman kenti'' olarak kullanılmış. Bugün turizmin yanı sıra, balıkçılık ve tarım da geçim kaynakları arasında. Nüfusu kışları 10 bin, yaz aylarında da 30 bin’i buluyor. Uzun yıllar ''Adana’nın yazlığı'' olarak bilinen Taşucu, son yıllarda İstanbullular ve Ankaralılar tarafından da keşfedildi.


‘Casablanca’nın Türkiye versiyonu
Taşucu ve civarında tatil yapmak çok ''ilginç'' bir fikir mi, pek bilemem. Ama özellikle Boğsak, sakin ve uygun fiyatlı bir tatil için uygun gibi geldi bana. Özellikle çocukların okul derdi yoksa, tatilinizi eylül ayının sonlarına doğru kaydırabilirseniz, iklim açısından da çok fazla şikâyet edecek şey kalmaz diye düşünüyorum...
Bugünün Taşucu’su, bana biraz ''Casablanca'' filmini de anımsattı. Okyanus kenarı olmasa da, hem kıyıda hem de gümrük kapısı olması sebebiyle, sanki pek bir romantik tarafı var kentin. Yerleşen İngiliz ve Almanların hali ve tavrı da Akdeniz iklimine uymuş. 
Taşucu pazarını sevdim, fiyatların uygunluğunu daha da çok sevdim. Sürekli bir ''Kıprıs''a gidip-gelme duruma var; bu gelenler ve gidenlerin yarattığı trafiği izleyerek pek eğlendim. 
Onlar gelip gittiler, ben sadece seyrettim.

Yesil Ovacık

Gitmek biraz zahmetli, Taşucu merkezden 40 km’lik bir yolculuk sizi bekliyor. Ama mozaik tabanlı St. Panteleon Kilisesi’ni görmek lazım... Kilise’nin 4. Yüzyıl’da yapılmış olduğu sanılıyor. Mozaikler çok etkileyici. Ayrıca antik kentin duvarları ve evleri de görmeye değer. Bir zamanlar liman kenti olan Aphrodisias, çok önemli olmasa da, ticari yönden hareketli günler yaşamış.

Nerede kalınır?

Birçok otel ve pansiyon var. Öneri isterseniz; kalmadım, ama size birkaç telefon verebilirim.


 Ne yapılır?


Kasım sonuna kadar çok rahat denize giriliyor. Ayrıca kışları, güneş bulutların arkasında kalmadığı sürece, açık havada yemek yiyebilirsiniz.

Angora Müzesi’nde 300’e yakın amfora ve toprak eşya sergileniyor. Müzede MÖ 5. Yüzyıl’dan kalma amforalar bile var.

Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev örnek alınarak yapılan ''Atatürk Evi'', 2005’te açılmış. Bir cafe’si de var. Ayrıca sergiler de düzenleniyor. Ev, sahilin yanındaki bir parkın içinde. Görmenizi tavsiye ederim.

Boğsak Adası’nı (Nesulion) mutlaka ziyaret edin. Ayrıca Boğsak, iyi bir ''kafa dinleme'' yeri.

Liman Kalesi, ya da diğer bir deyişle Ağa Limanı, doğal bir liman. Evliya Çelebi’nin yazdığına göre, bir zamanlar çok hareketli bir limanmış. ''Kalesi Kıbrıs Fatihi Lâlâ Mustafa Paşa tarafından güçlendirilmiş; içinde 200 ev, 40 dükkan ve hamamlar bulunan işlek bir liman...''

Tokmar Kalesi, ya da orijinal ismiyle Castellum Novum’a ulaşmak biraz zahmetli. Yarım burçlu bir ortaça€ kalesi. 12. yüzyılda inşa edildiği zannediliyor.

Taşucu’nun en eski camisi, Haliliye Camii. 1908 yılında yapılmış. Ayrıca eski merkezde kiliseler de var. Ayatekla Bazilikası, özellikle önemli.

Eski adı Celenderis olan Aydıncık, sonsuz görünen kumsallarıyla çok güzel. Kıbrıs’a en yakın nokta. Aydıncık’ın simgesi ''Dört Ayak'' adı verilen anıt mezar. Dört Ayak, hemen merkezde, evlerin arasında.

Celenderis Antik Kenti, tam olarak ayağa kalkmayı bekliyor. Şehir, Delos Deniz Birliği’nin en doğudaki üyesi. Eminim yıllar içinde çok daha görkemli bir hale gelecek.

Araba kullanmaya biraz daha devam ederseniz, Bozyazı’ya ulaşacaksınız. Yeni kurulmuş bir yerleşim bölgesi. Oteller var, lokantalar fena değil. İlle ararsanız, biraz kalıntı da bulacaksınız.

Kuzey Kıbrıs’a gitmek çok kolay; Girne’ye her gün sefer var. Girne’ye ulaşmak beş saat sürüyor.

Göksu Nehri’nde rafting yapılıyor.

Boğsak’da,gürbüz balık restaurant yada Apo’nun Yeri’nde balık ve deniz ürünleri yiyin. Denizin üstündeki bu restoranlar, çok sevimli.

Elmadan biraz büyük bir kabakları var. Kavurma ve kızartması yapılıyor. Deneyin.

Toroslar’a yakın olduğu için, pazarda yörük kilimi alabilirsiniz. Doğal boyalı el dokuması kilimler son derece dekoratif.

Taşucu Pazarı’nda sebze-meyve dışında, dokumalar, kıyafetler, kap-kacak da satılıyor. Çok büyük olmayan, derli toplu bir pazar. Yani ''yazar beğendi'' diyebiliriz!